New York Tasarım Haftası ve ICFF 2026: “Ortak Zemin” Arayışı

New York Tasarım Haftası, Mayıs ayında kentin farklı noktalarına yayılan sergiler, stüdyo etkinlikleri ve küratöryel buluşmalarla küresel tasarım gündemini yeniden şekillendiriyor. Bu yoğun programın merkezinde konumlanan ICFF 2026 ise, 17–19 Mayıs tarihleri arasında Javits Center’da gerçekleşerek tasarımın uluslararası ölçekte nasıl yeniden konumlandığını tartışmaya açıyor.

Bu yıl fuar, “Common Ground” (Ortak Zemin) teması etrafında şekilleniyor. Bu yaklaşım, tasarımı farklı disiplinlerin, üretim biçimlerinin ve kültürel perspektiflerin kesiştiği bir ortak zemin olarak ele alıyor. ICFF marka direktörü Brandan Ravenhill, etkinliği “tasarımın farklı seslerini bir araya getiren ortak bir zemin” olarak tanımlıyor. ICFF kreatif direktörleri Odile Hainaut ve Claire Pijoulat da bu yaklaşımın tasarımın “daha kapsayıcı ve bağlantılı bir geleceğe evrilmesine” imkân verebileceğini vurguluyor. Böylece fuar, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan olmanın ötesine geçerek, fikirlerin ve yaklaşımların buluştuğu bir platforma dönüşüyor.

Bu çerçevede ICFF’nin katılımcı profili de belirgin biçimde dönüşüyor. Büyük ölçekli Avrupa markalarının baskın olduğu klasik fuar modelinin aksine, bu yıl öne çıkan yapı daha küratöryel ve keşif odaklı. Bağımsız tasarım stüdyoları, materyal üreticileri ve yeni nesil markalar fuarın ana omurgasını oluşturuyor.

Doğrulanan katılımcılar arasında un’common, hollis+morris ve Bernhardt Design gibi mobilya üreticileri; Pablo Designs, Gantri, Juniper ve Koncept gibi aydınlatma markaları; Scandecor Rugs, Lucca Interiors ve Ferreira de Sá gibi malzeme odaklı üreticiler yer alıyor. Uluslararası sahnede ise Ethnicraft ve Hatsu gibi güçlü oyuncuların yanı sıra Barón & Vicario, Hiato ve Pērch gibi yükselen tasarım pratikleri dikkat çekiyor. ICFF kapsamında yer alan “WANTED” ve “Emerging Designers Spotlight” platformları ise yeni nesil tasarımcıları uluslararası sahneye taşıyor.

New York genelinde yayılan etkinliklerle birlikte, şehir adeta bir tasarım laboratuvarına dönüşüyor. Sergiler, enstalasyonlar ve showroom etkinlikleri farklı ölçeklerde tasarım üretimini görünür kılıyor ve ziyaretçilere çok katmanlı bir deneyim sunuyor.

New York’ta öne çıkan tasarım dili, Som Interior olarak, malzeme tercihleri ve marka konumlanmaları, koleksiyon geliştirme süreçlerimiz için değerli bir referans oluşturuyor. ICFF 2026’da şekillenen yaklaşım, zamansızlık, kalite ve rafine detay anlayışının uluslararası ölçekte nasıl yeniden yorumlandığını net biçimde ortaya koyuyor. Bu perspektif, Som’un tasarım vizyonunu daha da ileri taşımak için güçlü bir zemin sunuyor.

Paylaş:

İlginizi Çekebilir

Yazın ve enter tuşuna basın